Büyüden korunmak için tekvir süresi

1) Bir kimse herhangi bir evde veya bir yerde sihir ve büyü cinsinden bir şey bulunduğunu tahmin ediyorsa ve yerini bir türlü tespit edemiyorsa bu niyetle Tekvir Suresi’nin tamamını okursa Cenab-ı Hakk saklı olan büyü veya sihrin yerini o kimseye bildirir.

2) Ayrıca kendisine büyü yapıldığı tahmin edilen bir kimseye bu sure-i celilenin tamamı okunursa büyünün tesiri kalkar. Bu sureyi okurken her hususta yardım ve inayetin Allahu Teala’dan olduğu unutulmamalıdır.

3) Dünya ve ahiret hususunda selamette olmak isteyen bu sureyi okumaya devam etsin.

4) Tekvîr Suresi, yağmur yağarken okunur ve murat edilen şey Allah’tan istenirse bi iznillah kabul edilir.

5) Tekvîr Suresi, gül suyuna okunur ve bu su ile gözler mesh edilirse gözlerin nuru artar.

Bismillēhirrahmēnirrahîm.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
1. إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ
1. İzeş-şemsu küvvirat,
1. Güneş, dürüldüğü zaman,
2. وَإِذَا النُّجُومُ انكَدَرَتْ
2. Ve izen-nucûmun kederat,
2. Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,
3. وَإِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ
3. Ve izel cibēlu suyyirat,
3. Dağlar, yürütüldüğü zaman,
4. وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ
4. Ve izel işēru uttılet,
4. Gebe develer, kendi başına terk edildiği zaman,
5. وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ
5. Ve izel vuhûşu huşirat,
5. Vahşi hayvanlar, toplandığı zaman,
6. وَإِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ
6. Ve izel bihâru succirat,
6. Denizler, tutuşturulduğu zaman,
7. وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ
7. Ve izen-nufûsu zuvvicet,
7. Nefisler, birleştiği zaman,
8. وَإِذَا الْمَوْؤُودَةُ سُئِلَتْ
8. Ve izel mev’ûdetu suilet,
8. Ve ‘diri diri toprağa gömülen kızcağıza’ sorulduğu zaman:
9. بِأَيِّ ذَنبٍ قُتِلَتْ
9. “Bieyyi zenbin gutilet?”
9. “Hangi suçtan dolayı öldürüldü?”
10. وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ
10. Ve izes-suhufu nuşirat,
10. Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
11. وَإِذَا السَّمَاء كُشِطَتْ
11. Ve izes-semēi küşitat,
11. Gök, sıyrılıp-yüzüldüğü zaman,
12. وَإِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْ
12. Ve izel cehîmu su’irat,
12. Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman,
13. وَإِذَا الْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ
13. Ve izel cennetu uzlifet,
13. Cennet de yakınlaştırıldığı zaman,
14. عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا أَحْضَرَتْ
14. Alimet nefsum-mē ehdarat.
14. (Artık her) Nefis, neyi hazırladığını bilip öğrenmiştir.
15. فَلَا أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ
15. Felē ugsimu bil [k]hunnesil…
15. Artık hayır; yemin ederim (gündüz) sinip (gece) dönen (gezegen)lere,
16. الْجَوَارِ الْكُنَّسِ
16. Cevēril kunnesi,
16. Bir akış içinde yerini alanlara;
17. وَاللَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ
17. Vel-leyli izē as’ase,
17. Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
18. وَالصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ
18. Ves-subhi izē teneffese;
18. Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
19. إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
19. İnnehu legavlu rasûlin kerîm.
19. Şüphesiz o (Kurân), üstün onur sahibi bir elçinin gerçekten (Allah’tan getirdiği) sözüdür.
20. ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ
20. Zî guvvetin inde zil arşi mekînim-;
20. (Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi Katında şereflidir;
21. مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ
21. Mutâin semme emîn.
21. Ona itaat edilir, sonra güvenilirdir.
22. وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ
22. Ve mē sâhibukum bimecnûn.
22. Sizin sahibiniz, bir deli değildir.
23. وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ
23. Ve legad raēhu bil ufugil mubîni;
23. Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür;
24. وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ
24. Ve mē hüve alel ğaybi bidanîn.
24. O, gayb (haberlerin)e karşı (söylediklerinden dolayı) suçlanamaz (ya da cimrilikte bulunup kıskançlık yapmaz.)
25. وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَجِيمٍ
25. Ve mē hüve bigavli şeytânin racîmin;
25. O (Kurân) da kovulmuş şeytanın sözü değildir;
26. فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
26. Feeyne tezhebûn.
26. Şu halde, siz nereye kaçıp-gidiyorsunuz?
27. إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
27. İn huve illē zikrul-lil âlemîn.
27. O (Kurân), âlemler için yalnızca bir zikirdir;
28. لِمَن شَاء مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
28. Limen şēe min kum ey-yestegîm.
28. Sizden dosdoğru bir yön (istikamet) tutturmak dileyenler için.
29. وَمَا تَشَاؤُونَ إِلَّا أَن يَشَاءَ اللَّهُ رَبُّ الْعَالَمِينَ
29. Ve mē teşēûne illē ey-yeşēellâhu Rabbul âlemîn.
29. Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz

[Digg] [diigo] [Facebook] [Google] [Twitter]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir